21 Haziran 2013 Cuma





                                            TAVŞANCIK,GÜLÜCÜK VE FUŞYA KEÇE :)))


          Birşeyler üretirken yada öncesinde kafamda tasarlarken beni en çok heyecanlandıran kısmı ulaştığı kişilerde yaratacağı his.Minnacık bir tebessüm ya da bir ufaklığın gözündeki parıltı ne de iyi gelir insana....


          

             Tabi keçelerle didişip kafa dağıtmanın zevkide bir ayrı.İyi günlerde kullan Pınarcım :)

18 Haziran 2013 Salı




                                                             GÜNÜMÜN SÖZÜ

                                                         İnandığından Daha Cesur,
                                                         Göründüğünden Daha Güçlü,
                                                         Düşündüğünden Daha Akıllısın :)
                       


                        GÜNLERDEN BİR GÜN....

                 Hani öylece oturasın gelir boşluğa baka baka sessizce .Yaşamını sorgulayasın ve nedenler arayasın gelir içinden...Çığlık atıp sıyrılasın gelir düşüncelerden ama susarsın uzunca bir süre hemde...Son 1 ayım böyleydi  benimde.Yaklaşık 1 ay önce öğrendik eşimin rahatsızlığını.Belirtiler kötü bir şey olduğunun sinyalini versede hep erteledik nedense fakat bu illet kabullenemesen yok olacak geçici bir süreç değil ne yazıkki.Lenfoma adı verilen bir kanserle mücadeleye başladık,Allahımıza bin şükür ki tedaviye cevap veren türü ve 6 aylık zor bir kemoterapi sonucu bunu atlatabilirmişiz.
                   Bu hastalık bizim için ikinci yaşamın başlangıç noktası oldu aslında ve bu yüzden sizlerle paylaşmak istedim.Günlük ve anlık öfkelerimizin saçmalığını,yaşamın tadını çıkaramamamıza sebep olan bahaneleri şimdi ne kadar da boş buluyoruz bir bilseniz.Halbuki minicik detaylar birleşip ne güzellikler katıyor hayatımıza ve bize düşen zamanımız varken bunların keyfini çıkarmak.
                    Yaz geldi,her taraf rengarenk çiçek,denizde hoş bir esinti ve taze demlenmiş çay yanınızda çocuklarınız ,sevdikleriniz size lütfedilen acısıyla tatlısıyla dolu dolu bir yaşam .Ertelemeyin tadını çıkarın :)

1 Nisan 2013 Pazartesi

                        ORTAYA KARIŞIK



 Blog açıpta araya bu kadar uzun süre koymakta nedir ?Amma velakin bir hızla dönerken dünya an be an bir sürü vukuat oluyor işte.Sağlık sıkıntıları ufacık tefecik depresyonlarda üstüne eklenince insanın değil bilgisayar başına oturası iki çift laf edesi bile gelmiyor.
   Tüm bunların polyanna yanına gelirsekte en iç açıcı kısmı üretimde artış oluyor.Kafa dağılsın diye ilham perileri etrafta uçuşuyor ve ortaya nice ürün çıkıyor.Eee...geriyede hazır keyifler 1 Nisan şakası gibi ortaya çıkmışken bunları paylaşmak  kalıyor.Buyrun...

6 Mart 2013 Çarşamba

                  RİNGO RİNGO ŞİŞELER ...
Şimdi herşey bitti şişelere mi el attık dersek yeridir hani.Eşimin eve bari evdekileri rahat bırak diye getirdiği objelerden bir yenisi daha.Gerçi bitirdiğimde o bile dönüşümden memnun haldeydi :)Kullanım alanı bol.Memleket zeytinyağı memleketi ya  şimdi içine tazecik mis kokulu zeytinyağları keklik eşliğinde konur yada oğluşların tuhaf birleşimli şerbetleri(her tür karışımdan kokteyl yapabilirler).
Yapılışı basit ama sonuç sizi bile şaşırtabilir.Hem evdeki şişe birikintisine de kesin çözüm :)
    

5 Mart 2013 Salı

                      ÇİLEK KOKUSU


 80'ler nesliyim ben.Hani şu herşeyin karmakarışık olupta bir o kadarda güzel olduğu dönem :)Televizyonun tek olup tüm mahallenin başında toplandığı,yokluktan varedilmeye çalışıldığı,şimdi tadı bile olmayan nice şeyin o zaman kokusunun bile tarifi olmadığı.Şimdi 80'lerden mevzuyu tepsiye nasıl bağlarız dersen ahanda çilek ahanda burnuma gelen nostaljik kokusu.İstanbul Kocamustafapaşa pazarına babanemin elinde fileler komşu teyzelerde pazar arabaları bir dalardık ben soluğu nerede çilek tezgahı var orada alırdım.Akşamına beni bekleyen mide ağrısı serenomisine ve babaannemin cimcirmelerine rağmen eve dönüş yolunu kese kağıdındaki çilekleri bitirmeye odaklı yürürdüm.Şimdi bu tepsiyi neden keyifle yaptığımı karşısına geçip sırıtarak oturduğumu az çok açıklayabildiğiysem ne ala :)
Buyurun çilekli ahşap tepsim...

1 Mart 2013 Cuma

                     BAHAR GELDİİİ!

        Sabah yataktan kendinizi zor kaldırmışsınız,kafanızda binbir tane ünlem işaretiyle haftanın son günü için işe hazırlanıyorsunuz.O esnada her bir odadan ayrı bir kafa.Biri okul pantolonunu bulamıyor,öteki boğazlarım ağrıyor diyor,eşiniz uyku mahmuru bir halde geç kaldık diye söyleniyor.Evdeki kedi bile suratınıza tuhaf bir bakış fırlatıyor.Acaba sen benden ne istiyorsun diye sizde ona pis bir bakış fırlatıyorsunuz.Güç bela evden kendinizi atıyorsunuz ayağınızı süre süre işe adımınızı atıyorsunuz.Günaydınlar bir çay içelim mesai başlasın modunun ardından bir bakıyorsunuz o da ne camınızın önündeki sümbül tüm kıskanılası haliyle size sırıtıyor.Aman canım boşver sen şimdi şu koşuşturmacayı bak bahar geldi edasında salınıyor.Erken bir bahar kutlaması yapıyoruz şu an ama olsun insanın gönlü istesin yeter ki her daim bahar tadında geçer hayat...Yazının başındaki ruh halimle sonundaki ruh halim arasındaki farkı mazur görün artık.Herşeyin suçlusu SÜMBÜL :) 

       
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...